12 Haziran 2011 Pazar

Mutfaktaki ve Hayattaki Vazgeçilmezler

San Giorgio Maggiore bazilikası ve adası Venedik
Bana sorarsanız “vazgeçilmez” olan hiçbirşey yoktur.Kendinizden bile.Evet  tam da bunu demek istiyorum. Nasıl anladıysanız öyle demek istiyorum.
Geçen gün twitter´da keyifli bir sohbet yaptık, mutfaktaki vazgeçilmezler ve gizli kahramanlar hakkında.Sevindirici bir işaret olarak tuz ve şeker çokça telaffuz edilmedi.Hatta salatasız sofrayı duvaksız geline benzeten de oldu J güzel bir benzetmeydi.
Zeytinyağı, yoğurt, soğan, sarımsak, limon, maydanoz, nane, kekik, acı pul biber ve  bal mutfağın vazgeçilmezlerinden oldular sohbetin sonunda. Ayrıca bunları yapacak bir aşçı ve tabiki tencere tava vs… Yumurta, patates, kimyon ve un ise gizli kahramanlar olarak anıldılar.
Eve zeytinyağı dışında yağ sokmamaya kararlıyım şimdilik! Bazı tarifler için beklettiğim tereyağ, çok beklettiğim için oldukça sabırlı ama hemen ekleyeyim zeytinyağı da vazgeçilmez değil. Baştacım olan nane ve kekikte.Limonsuz ve yoğurtsuz mutfakmı olurmuş diyen ben, onlardan da vazgeçebilirim. Herşeyin bir alternatifi ya da herşeyin bir vazgeçilme noktası vardır buna inandığım için belkide.
Anlamamışız gibi yapmaya da gerek yok. Ekmek almaya üşendiğimizde makarna yaparak hızlıca ve akıllıca vazgeçilebileceğini de ispatlamış insanlarız çünkü biz J Ekmeksiz de yaşanabiliyormuş demek ki bile diyerek.
Yeni birşey söylemiyorum, dışarda yediğiniz her ne varsa, nasıl yapıldıkları konusunda en ufak bir fikriniz olmadığını düşündüğüm için böyle konuşuyorum. Aranızda dışarda yediği her yemek için restaurant mutfağını teftiş edenler varsa onları tenzih ederim ! J kimbilir hangi yağı kullanıyorlar yediğin börekte, sen eve zeytinyağından başka yağ var sokmayıver J yine de tedbirli olmakta faydalı, faydalı ama vazgeçiyorsun işte hergün…durmadan…
Hayatlarımız da böyle değil midir? Yıllarca inandığın, güvendiğin zeytinyağı gibi bünyene iyi geldiğini düşündüğün, yollardan, sokaklardan, eşyalardan hatta insanlardan bile vazgeçebilirsin.
Neyden vazgeçtiysen, illaki yerine birşeyler koyman da gerekmiyor üstelik. Bazen bir dosttan vazgeçersin, -farkettirmeden-  böylesi daha “güzel”dir çünkü ve bazende en yakınlarından… “doğru”su budur diye inandığın için.
Kendinden bile vazgeçebilirsin, eğer daha “doğru” ve “güzel”  bir “sen”  bulabildiysen.Belki de vazgeçmelerin en güzeli kendinden vazgeçebilmektir farkedebilirsen!

Velakin “vazgeçilmez” olan hiçbirşey yoktur.Kendinizden bile.Evet tam da bunu demek istiyorum. Nasıl anladıysanız öyle demek istiyorum.
San Marco meydanı Venedik
Sordum onlarda vazgeçmişler, böylece "uçmayı" öğrenmişler...


Keyifli pazarlarınız olsun efendim J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme