4 Nisan 2013 Perşembe

Yavaşlık Üzerine


© 2013 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır


Yavaşlık üzerine bütün söylenmesi gerekenler söylenmiş olabilir.Yine de mutlaka bir pay çıkarması gerekene denk gelir umuduyla ilk fırsatta birşeyler yazmalıydım.

Efendim aleme izan verecek değilim, lakin belki de gerçekten yavaşlık ile hatırlamak, hız ile unutmak arasında gizli bir ilişki vardı.Kundera'ya göre öyleydi,  ''durup'' anlamaya çalışmak lazımdı. Öyle de yaptım ve fakat anlatmaya sıra gelince hiçte öyle ağdalı kelimelerle uğraşmadan, savaşmadan cümlelerle ''sade'' olanı seçmeliydim.Birilerini rahatsız edip biraz ''durdurabilmek''  için yazmaya başladım.Başka bir pencereden ve yavaşça.

Yüksek bir ihtimalle bu sabah evden çıkarken kahvaltı için poğaçanızı ya da böreğinizi neyli yiyeceğinizi düşünüyordunuz.İyi bir ihtimalle de, sırf bakır tavada yumurta yaptığı için olaya ''köy kahvaltısı'' adını yakıştırmış bir yerde midenizi  şenlendirdiniz.Yani siz öyle zan'nettiniz.Salamın sosisin köy kahvaltısında işi ne? sorusu yine bana kaldı. Durun daha açık olayım; akşam bir iki saat daha fazla sosyal medyada takılayım diye sabah evde kahvaltı yapmamayı tercih ettiniz.
Siz seçtiniz yani.Böylece hız kazandığınızı zamandan tasarruf ettiğinizi vs. sandınız.Bu durumu çok sevdiniz ve artık hep böyle yaptınız.

© 2013 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır

Daha da kötüsü kahvaltı yapmayı hiç düşünmediniz bile.

Yıllar nasıl geçti kimse henüz bu sorunun cevabını bulamadı.O sorunun cevabını bulamadığınız için mi bilinmez zamanı size uydurmak yerine siz zamana uymaya karar verdiniz.Hatta abartıp geçebileceğinizi sandınız.Hızlandıkça dahası lazım geldi ve birgün; taze meyvelerle, lezzetinden belki de kendinizi kaybedebileceğiniz aromalı çikolatalar dururken, market rafından aldığınız ''sünger'' pandispanyaları şeker hamurlarıyla kaplayıp ''plastik'' sanatınızla mutluluk icad ederken buldunuz kendinizi.Tamam tamam bazılarınız o pandispanyayı evde yaptı.!Hatta bu öyle bir hal aldı ki, o ''inanılmaz'' buluşunuzla kaplamadığınız şey kalmadı.!

Derken bir yandan ''memleketim'' nidaları yükseldi, lakin mercimek çorbasının ne olduğunu bilmeyen ve fakat frosting hakkında kitap bile yazabilecek detaya ermiş plastik bir nesil yetişti.Glikoz şurubunun ne olduğunu sorgulamak bir yana kimse mavi rengin nasıl yapıldığını merak bile etmedi.Hızlıydı çünkü ve çabucak mutlu ediyordu.Tıpkı hızla kana karıştığı için yedikten bir süre sonra tekrar acıktıran pizza hamurları gibiydi bu hamurlarda.Kimse de sevemedi yerken ve yenmedi de ama olsun ''şekli'' güzeldi.

© 2013 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır

Sonra iş rayından çıkmıştı bir kere.

Beş dakikada kekler yaptınız mikrodalgalarda.Yirmi dakikada kral sofraları hazırladınız.Bir acele bin telaş içinde yoruldunuz.Gerçekten ama gerçekten neye yetişmeye çalışıyordunuz?Sanırım soru bu değildi, belki de birşeye yetişmiyor birşeyden kaçıyordunuz ''unutmak'' için.!

''Anlık'' ve ''hızlı'' her ne varsa çok çabuk alıştınız.''Kolaylık'' maskeydi farketmediniz.

Yavaşlayın  ve hatırlayın lütfen...O çok sevdiğiniz ''güzel'' bahar da gelebilmek için aylarca bekledi.

Yeni başladım konuya ve menzile yaklaşamadım henüz.Niyetim de yok zaten çünkü bu senin işin.Ben sadece hayatın içinden bir konu seçtim ve bir arpa boyu yol yazdım bugün sana.Yavaşla ve hatırla lütfen... hiçbirşey kolay elde ettiklerin kadar hızlı gitmedi.''Güzel'' her ne varsa yavaşça usulca girdi hayatına.

Yavaşla ve hatırla lütfen.!


Funda Yüce Gomez Solis

© 2013 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır

2 yorum:

beijaa vintage dedi ki...

ne güzel yazmışsın..

Funda dedi ki...

Sizin de güzel anlayan yüreğinize sağlık.Sevgiler.

Yorum Gönderme